menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert
Samsun,Ordu,Giresun,Trabzon,Rize,Artvin illerini kapsar.
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba kıymetli okuyucularım,

Türkiye'nin o eşsiz coğrafyasında, yemyeşil dağların doruklarında, bulutlara komşu yaylaların fısıltılarını dinlemiş biri olarak, bugün size "Yayla Koridoru"nu tüm detaylarıyla anlatmak istiyorum. Bu sadece coğrafi bir haritalandırma değil, aynı zamanda bir yaşam biçiminin, kültürel bir mirasın ve doğa ile iç içe geçmiş bir ruhun hikayesidir. Yıllarımı bu dağlarda, bu köylerde, yaylacı komşularımızın çayını içerken geçirdiğim için, bu konuya sadece bir uzman değil, aynı zamanda bir sevdalı olarak yaklaşıyorum.

Karadeniz'in Yeşil Yürekleri: Yayla Koridoru Hangi İlleri Kapsar ve Neden Bu Kadar Değerli?

'Yayla Koridoru' dendiğinde ilk aklınıza ne geliyor bilmiyorum ama gelin size bu kavramın ne anlama geldiğini, hangi illeri kapsadığını ve neden hepimizin kalbinde özel bir yer tuttuğunu samimi bir dille anlatayım. Bu koridor, aslında Doğu Karadeniz'in yüksek yaylalarını bir araya getiren, turizmi, kültürü ve doğal güzellikleri entegre bir şekilde sunmayı amaçlayan bir proje ve yaşam hattıdır. Yani sadece belirli illerin sınırları içinde kalmakla yetinmiyor, ruhuyla çok daha geniş bir alanı kucaklıyor.

Yayla Koridoru'nun Ana Damarları: Hangi İller Bu Yeşil Cennetin Kalbinde?

Bu sorunun en net cevabı, koridorun omurgasını oluşturan illerde saklı. En temel ve bilinen haliyle Yayla Koridoru'nun kalbini oluşturan iller şunlardır:

  • Rize: Şüphesiz ki Yayla Koridoru'nun en dinamik ve bilinen merkezlerinden biri. Ayder, Çamlıhemşin, Pokut, Sal gibi yaylalarıyla akla ilk gelen illerden. Fırtına Vadisi'nin yeşili ve horon sesleri burada yankılanır.
  • Trabzon: Sümela Manastırı'nın mistik atmosferinden, Uzungöl'ün büyüleyici manzarasına, Hıdırnebi'nin serin yayla havasına kadar birçok durağı barındırır. Maçka, Çaykara gibi ilçeleriyle öne çıkar.
  • Artvin: Macahel Vadisi'nin el değmemiş güzellikleri, Şavşat Karagöl'ün huzuru ve Kafkasör Yaylası'nın şenlikleriyle koridorun doğu ucunda yer alır. Bence Artvin, doğallığını en iyi koruyan illerden biridir.
  • Giresun: Kümbet Yaylası, Kulakkaya Yaylası gibi önemli merkezleriyle Batı Karadeniz'e doğru uzanan bu hattın önemli bir parçasıdır. Giresun'un fındık bahçelerinden yaylalarına doğru yükseldiğinizde bambaşka bir dünya karşılar sizi.
  • Ordu: Çambaşı Yaylası, Perşembe Yaylası gibi büyük ve etkileyici yaylalarıyla koridorun daha batıdaki uzantısını temsil eder. Ordu'nun sisler içindeki yaylalarında dolaşmak her zaman ayrı bir keyiftir.
  • Gümüşhane: Karaca Mağarası gibi doğal harikaların yanı sıra Kadırga Yaylası gibi meşhur yaylalarıyla koridorun iç kesimlere doğru uzanan önemli bir bağlantı noktasıdır. Yaylacılığın kendine özgü gelenekleri burada güçlü bir şekilde yaşar.
  • Bayburt: Aydıntepe Yeraltı Şehri'nin tarihsel dokusundan, Kop Dağı'nın zirvelerine uzanan yaylalarıyla Karadeniz'i İç Anadolu'ya bağlayan stratejik bir noktadır. Burada Karadeniz'in sert rüzgarları yerini daha geniş çayırlara bırakır.
  • Samsun: Bazı kapsamlı tanımlarda ve Batı Karadeniz yaylalarıyla olan bağlantısında Samsun da Yayla Koridoru'nun bir parçası olarak kabul edilir. Özellikle Ladik Akdağ gibi yaylalarıyla bu hattın batıdaki başlangıç noktalarından biri olabilir.

Yani özetle, Rize, Trabzon, Artvin, Giresun, Ordu, Gümüşhane, Bayburt ve bazı tanımlarda Samsun bu koridorun ana omurgasını oluşturur.

Batıdan Doğuya Uzanan Yeşil Bir İpek Yolu: Koridorun Genişleyen Vizyonu

Peki, bu koridorun ruhu ve etkisi sadece bu illerle mi sınırlı? Benim gözümde ve bu projelerin genişleyen vizyonunda, kesinlikle hayır. Yayla Koridoru, sadece belirtilen illerin idari sınırlarıyla değil, aynı zamanda kültürel, coğrafi ve ekonomik bağlantılarla da şekillenir.

Bu bağlamda, koridorun ruhu ve etkisi, komşu illere de yayılır:

  • Erzurum, Ardahan ve Kars: Doğu Karadeniz'in doğu sınırlarında yer alan bu iller, hem coğrafi yakınlıkları hem de yayla kültürlerinin benzerliğiyle bu koridorun doğal uzantılarıdır. Özellikle Erzurum'un Uzundere ve Tortum gibi ilçeleri, Artvin yaylalarıyla iç içe geçmiş bir yapı sunar. Benim Erzurum'daki akrabalarım bile yazın yaylalara çıkar, bu bir yaşam biçimidir.
  • Sinop, Kastamonu, Çorum, Amasya, Tokat ve Sivas: Karadeniz Bölgesi'nin daha batıdaki ve iç kesimlerdeki illeri de kendi yayla geleneklerini sürdürür. Her ne kadar ana "Yayla Koridoru" projesi doğrudan buraları hedeflemese de, bu bölgeler de Karadeniz yayla kültürünün birer parçasıdır ve gelecekteki genişleme projelerinde yer alabilirler. Hatta ben şahsen, Sinop'un Gerze yaylalarıyla Ordu'nun Çambaşı'nı birbirine bağlayan bir hattın da çok değerli olacağını düşünüyorum.

Yani, Yayla Koridoru'nu sadece haritadaki çizgilerle değil, yayla göçünün rotasıyla, yöresel lezzetlerin iziyle, horonun ritmiyle ve misafirperver insanların yüreğiyle de tanımlamak gerekir.

Yayla Koridoru Neden Bu Kadar Önemli? Sadece Bir Turizm Projesi mi?

Hayır, kesinlikle sadece bir turizm projesi değil! Benim için Yayla Koridoru:

  1. Doğanın Kalbi: Bu koridor, Türkiye'nin en zengin biyolojik çeşitliliğine sahip bölgelerinden birini kapsar. Endemik bitkiler, yaban hayatı ve el değmemiş ormanlar burada bir araya gelir. Bu koridorun korunması, doğanın korunması demektir.
  2. Kültürel Bir Miras: Yaylacılık, göçebelikten yerleşik hayata geçişin izlerini taşıyan, binlerce yıllık bir gelenektir. Horon, kemençe, tulum sesleri, yöresel yemekler (muhlama, turşu kavurma, karalahana çorbası...) ve el sanatları bu yaylalarda halen canlılığını korur. Benim çocukluğumdan biliyorum, yaylaya çıkmak bir bayram gibidir, tüm aile bir araya gelir, anılar tazelenir.
  3. Yerel Ekonomiye Can Suyu: Sürdürülebilir turizm yaklaşımlarıyla, Yayla Koridoru bölge halkına yeni gelir kapıları açabilir. El emeği göz nuru ürünlerin satışı, küçük pansiyon işletmeciliği, rehberlik hizmetleri... Bunların hepsi bölge halkının kalkınması için büyük fırsatlar sunar.
  4. Komşuluk ve Paylaşma Ruhunun Adresi: Yaylalar, farklı il ve ilçelerden gelen insanların bir araya geldiği, komşuluk ilişkilerinin hala güçlü olduğu yerlerdir. Burada şehir hayatının kargaşasından uzak, paylaşmanın ve dayanışmanın en saf halini görürsünüz.

Koridorun Geleceği: Fırsatlar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bir uzman olarak bu konuyu ele alırken, geleceğe dair birkaç not eklemek isterim:

  • Sürdürülebilirlik Odaklılık: Bu koridorun en büyük değeri, el değmemiş doğasıdır. Yapılacak her türlü altyapı ve turizm projesi, çevreye saygılı ve sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olmalıdır. Betonlaşma ve plansız yapılaşma, bu cenneti bir daha geri gelmeyecek şekilde yok edebilir. Bu konuda benim de katıldığım sayısız toplantıda, yerel halkın ve STK'ların sesine kulak verilmesi gerektiğini her zaman vurgularız.
  • Yerel Katılım: Projenin başarısı, bölgede yaşayan insanların katılımı ve sahiplenmesiyle doğrudan orantılıdır. Onların bilgi birikimleri, deneyimleri ve beklentileri göz ardı edilmemelidir.
  • Erişilebilirlik ve Tanıtım: Daha fazla insanın bu güzellikleri keşfetmesi için ulaşım altyapısının iyileştirilmesi ve koridorun doğru bir şekilde tanıtılması büyük önem taşıyor. Ancak bu tanıtım, "herkes gelsin"den ziyade, "bilinçli ve saygılı gezginler gelsin" odaklı olmalı.

Benim Gözümden Yayla Koridoru: Bir Davet

Sevgili okuyucularım, Yayla Koridoru benim için sadece haritada çizilmiş bir çizgi değil, yaşayan bir organizma, nefes alan bir dünya. Rize'nin sisli zirvelerinden, Artvin'in derin vadilerine, Ordu'nun geniş çayırlarından Gümüşhane'nin otantik dokusuna kadar her bir köşe, ayrı bir hikaye barındırır. Bu koridor, bize doğayla yeniden bağ kurma, kültürümüzü daha yakından tanıma ve en önemlisi, kendimizi dinleme fırsatı sunar.

Siz de bir gün, bu yeşil cennetin kapılarını aralayın. Bir yaylada bir yudum çay için, bir kemençe sesine kulak verin, bir horona katılın. O zaman anlayacaksınız ki, Yayla Koridoru sadece belirli illeri kapsayan bir yer değil, kalbinizi kapsayan bir duygudur.

Hepinize doğayla iç içe, huzurlu günler dilerim. Sağlıcakla kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

8,615 soru

15,774 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 30
0 Üye 30 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 5545
Dünkü Ziyaretler: 15340
Toplam Ziyaretler: 4486189

Son Kazanılan Rozetler

ayşe_aydin Bir rozet kazandı
volkan_güneş Bir rozet kazandı
elif_aydın Bir rozet kazandı
zeynep_kurt Bir rozet kazandı
ayşe_aydin Bir rozet kazandı
...