menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Osteoporozdan korunmak için en önemli şey dikkatli davranmaktır
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Kemikleriniz Sizinle Yaşlanır: Osteoporozdan Korunma Sanatı

Merhaba sevgili dostlar, değerli okuyucularım ve sağlığına önem veren kıymetli bireyler! Ben, bu topraklarda sağlığa adanmış bir uzman olarak, bugün hayatımızın temel yapı taşlarından biri olan kemiklerimiz hakkında konuşmak istiyorum. Konumuz: Osteoporoz, yani kemik erimesi. Bu sinsi hastalık, kemiklerimizi zayıflatarak onları kırılgan hale getiren, yaşam kalitemizi derinden etkileyebilecek ciddi bir durum. Ama size çok güzel bir haberim var: Osteoporoz büyük ölçüde önlenebilir bir hastalıktır! Yeter ki doğru adımları atalım ve kemiklerimize hak ettikleri özeni gösterelim.

Bugün sizlere, yılların verdiği tecrübe ve bilimin ışığında, osteoporozdan korunmak için neler yapabileceğimizi kapsamlı bir şekilde anlatacağım. Gelin, güçlü ve sağlıklı kemiklere sahip olmak için atacağımız adımları birlikte keşfedelim.

Osteoporoz Neden Bu Kadar Önemli?

Öncelikle, kemik erimesinin neden bu kadar ciddiye alınması gerektiğini anlamak gerekiyor. Kemiklerimiz, bedenimizi ayakta tutan, organlarımızı koruyan ve hareket etmemizi sağlayan iskelet sistemimizin temelidir. Osteoporoz, bu sağlam yapıyı içeriden yiyip bitirerek kemiklerin süngerimsi bir hal almasına neden olur. Sonuç mu? En basit düşmelerde bile kalça, omurga veya el bileği gibi önemli kemiklerde ağrılı ve hayat kalitesini düşüren kırıklar meydana gelir. Bu kırıklar, hareket kısıtlılığına, bağımlılığa ve hatta maalesef erken ölüme yol açabilir. Unutmayın, bir evin temeli ne kadar sağlamsa, o ev o kadar uzun süre ayakta kalır. Bizim evimiz de bedenimiz ve temeli kemiklerimiz!

Kemiklerinizi Besleyin: Doğru Beslenmenin Gücü

Osteoporozdan korunmanın en temel adımlarından biri, kemik dostu bir beslenme düzeni benimsemektir. Tabağınıza koyduğunuz her lokma, kemik sağlığınız için bir yatırım niteliğindedir.

Kalsiyum: Kemiklerin Yapı Taşı

Kalsiyum, kemiklerimizin ana mineralidir. Yeterli kalsiyum alımı olmadan güçlü kemiklere sahip olmamız mümkün değil. Peki, bu değerli minerali nereden bulacağız?

  • Süt ve Süt Ürünleri: Yoğurt, peynir, kefir gibi ürünler kalsiyumun en zengin kaynaklarıdır. Günde 2-3 porsiyon tüketmeye özen gösterin. Ben kendim de kahvaltımda peynirsiz, ara öğünümde yoğurtsuz yapamam, o kadar alışkanlık oldu ki!
  • Yeşil Yapraklı Sebzeler: Ispanak, brokoli, lahana gibi sebzeler de iyi birer kalsiyum kaynağıdır. Salatalarınıza veya yemeklerinize ekleyerek tüketebilirsiniz.
  • Kuruyemişler ve Tohumlar: Badem, susam, fındık gibi kuruyemişler ve tohumlar da kalsiyum içerir. Özellikle tahin (susamdan yapılır) kalsiyum açısından çok zengindir.
  • Balıklar: Sardalya ve somon gibi küçük kemikleriyle birlikte yenen balıklar da önemli kalsiyum kaynaklarıdır.

D Vitamini: Kalsiyumun En İyi Dostu

Kalsiyumu almak yetmez, vücudumuzun onu kullanabilmesi için D vitaminine ihtiyacı vardır. D vitamini, bağırsaklardan kalsiyum emilimini sağlayan bir anahtardır adeta.

  • Güneş Işığı: D vitamininin en doğal ve güçlü kaynağı güneştir. Günde 15-20 dakika, özellikle kol ve bacaklarınızı açıkta bırakarak güneşlenmek, vücudunuzun D vitamini üretmesine yardımcı olur. Annelerimiz "Güneş giren eve doktor girmez" derdi, ne kadar doğruymuş!
  • Besinler: Somon, ton balığı gibi yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünleri de sınırlı miktarda D vitamini içerir.
  • Takviyeler: Özellikle güneş ışığından yeterince faydalanamayan kişilerde (kış ayları, kapalı giyim tarzı vb.) doktor kontrolünde D vitamini takviyesi kullanımı gerekebilir. Bu konuda mutlaka hekiminize danışın.

Diğer Önemli Besinler

Magnezyum, K vitamini ve yeterli protein alımı da kemik sağlığı için kritik öneme sahiptir. Dengeli ve çeşitli beslenmek, tüm bu mineralleri ve vitaminleri almanızı sağlar.

Hareket Halinde Kalın: Egzersizin İyileştirici Gücü

Kemiklerimiz, kaslarımız gibi, kullanıldıkça güçlenir. Düzenli egzersiz yapmak, kemik yoğunluğunu artırmanın ve osteoporozdan korunmanın en etkili yollarından biridir.

Hangi Egzersizler Kemiklerimi Güçlendirir?

  • Yük Bindiren Egzersizler: Bu tür egzersizler, yer çekimine karşı çalışarak kemikler üzerinde baskı oluşturur ve onları güçlendirir. Tempolu yürüyüş, koşu, merdiven çıkma, dans etmek veya ip atlamak gibi aktiviteler idealdir. Ben danışanlarıma hep söylerim: "Otobüsten bir durak önce inin, yürüyün; asansör yerine merdiveni tercih edin!" Bu küçük değişiklikler bile büyük fark yaratır.
  • Direnç Egzersizleri: Ağırlık kaldırma (hafif dambıl veya direnç bantlarıyla), kendi vücut ağırlığınızla yapılan squat, şınav gibi egzersizler kasları güçlendirirken kemiklere de yük bindirerek onları destekler.
  • Denge ve Esneklik Egzersizleri: Yoga ve tai chi gibi egzersizler dengeyi artırarak düşme riskini azaltır. Unutmayın, kırıkların çoğu düşmeler sonucu meydana gelir.

Her gün en az 30 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapmaya çalışın. Eğer herhangi bir sağlık sorununuz varsa, egzersiz programına başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışın.

Kötü Alışkanlıklara Veda: Kemiklerinizi Korumak İçin Yapmamanız Gerekenler

Hayatımızdaki bazı alışkanlıklar, farkında olmasak da kemik sağlığımıza ciddi zararlar verebilir.

  • Sigara Kullanımı: Sigara, kemik yoğunluğunu azaltarak osteoporoz riskini ciddi şekilde artırır. Yıllar içinde gördüm ki, sigara içen hastaların kemikleri çok daha zayıf oluyor.
  • Aşırı Alkol Tüketimi: Aşırı alkol, vücudun kalsiyum emilimini bozabilir ve dengeyi etkileyerek düşme riskini artırır.
  • Aşırı Kafein Tüketimi: Aşırı miktarda kafein, vücudun kalsiyumu idrar yoluyla atılımını hızlandırabilir. Dengeli tüketmek önemlidir.

Bu alışkanlıklardan uzak durmak veya onları sınırlamak, kemik sağlığınız için atabileceğiniz en önemli adımlardan biridir.

Risk Faktörlerini Bilin ve Yönetin: Düzenli Kontrollerin Önemi

Hepimiz farklıyız ve kemik erimesi riski de kişiden kişiye değişir. Risk faktörlerini bilmek, erken önlem almanızı sağlar.

  • Yaş ve Cinsiyet: Özellikle menopoz sonrası kadınlar, östrojen seviyelerindeki düşüş nedeniyle daha yüksek risk altındadır. Yaş ilerledikçe hem erkeklerde hem de kadınlarda risk artar.
  • Genetik Yatkınlık: Ailenizde osteoporoz öyküsü varsa, siz de risk altında olabilirsiniz.
  • Bazı Hastalıklar ve İlaçlar: Tiroid hastalıkları, romatoid artrit gibi bazı rahatsızlıklar veya kortizon gibi ilaçların uzun süreli kullanımı osteoporoz riskini artırabilir.
  • Düzenli Doktor Kontrolleri: Özellikle risk grubundaysanız, doktorunuzla konuşmaktan çekinmeyin. Doktorunuz size kemik yoğunluğu ölçümü (DXA) gibi testler önerebilir. Bu testler, kemik sağlığınızın bir fotoğrafını çekerek gerekli önlemleri almanız için size yol gösterir. Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır, erken önlem de hastalığı önler.

Evde Güvenlik: Düşmeleri Önlemek İçin Pratik Adımlar

Yukarıda da bahsettiğim gibi, osteoporoz hastalarında kırıkların çoğu düşmeler sonucu meydana gelir. Bu nedenle, evinizde düşme riskini azaltacak önlemler almak hayati önem taşır.

  • Aydınlatma: Evinizin iyi aydınlatıldığından emin olun, özellikle geceleri koridor ve merdivenlerde loş ışık bırakmayın.
  • Zemin Güvenliği: Takılıp düşmeye neden olabilecek dağınık kablolardan, kaygan halılardan veya paspaslardan kaçının. Gerekirse halıları sabitleyin.
  • Banyo Güvenliği: Banyonuzda kaymaz paspaslar kullanın ve duş veya küvet kenarlarına tutacaklar monte ettirin.
  • Ayakkabı Seçimi: Evde bile olsa, tabanı kaymaz, sağlam ve topuksuz ayakkabılar tercih edin.
  • Göz Kontrolü: Düzenli olarak göz muayenesi yaptırın. İyi görmek, düşmeleri önlemek için çok önemlidir.

Evlerimizde ne kadar basit önlemlerle büyük sorunların önüne geçebiliriz, inanın bana.

Sonuç: Geleceğinizi Kemiklerinizle İnşa Edin

Sevgili dostlar, osteoporozdan korunmak, hayat boyu sürecek bir yolculuktur. Bu yolculukta doğru beslenme, düzenli egzersiz, kötü alışkanlıklardan uzak durma ve düzenli doktor kontrolleri sizin en sadık yol arkadaşlarınız olacaktır.

Unutmayın, kemikleriniz sizinle yaşlanır, onlara iyi bakın ki onlar da sizi uzun yıllar sağlıkla taşısın. Bugün atacağınız her küçük adım, gelecekteki yaşam kaliteniz için büyük bir yatırım olacaktır.

Kendinize ve kemiklerinize iyi bakın, sağlıkla kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Hayatınızı Kırılmadan Yaşayın: Osteoporozdan Korunmanın Kapsamlı Rehberi

Sevgili okuyucularım,

Türkiye'nin dört bir yanında, yıllardır sağlığın farklı alanlarında hizmet veren bir uzman olarak, beni en çok etkileyen konulardan biri de kemik sağlığı ve osteoporoz. Adeta sessiz bir hırsız gibi sinsice ilerleyen, ancak hayat kalitemizi derinden etkileyen bu duruma karşı bilinçli olmak ve erken tedbir almak, en büyük gücümüz.

Çalışma hayatım boyunca, "Keşke daha önce bilseydim," diyen nice hastayla karşılaştım. Bu yüzden, bugün size osteoporozdan korunmanın altın kurallarını, hem bilimsel verilerle hem de samimi bir dille aktarmak istiyorum. Unutmayın, gelecekteki sağlıklı ve aktif yaşamınız için yapacağınız en değerli yatırım, bugünden kemiklerinize sahip çıkmaktır.

Osteoporoz Nedir ve Neden Önemlidir?

Öncelikle, kemik erimesi olarak da bilinen osteoporozun ne olduğunu kısaca hatırlayalım. Kemiklerimiz, sanılanın aksine cansız yapılar değil, sürekli yenilenen canlı dokulardır. Osteoporoz, bu yenilenme dengesinin bozulmasıyla kemiklerin yoğunluğunun azaldığı, gözenekli ve zayıf hale geldiği bir iskelet hastalığıdır. En sinsi yanı da, genellikle bir kırık oluşana kadar belirti vermemesidir. Omurga, kalça ve el bileği kırıkları en sık görülen osteoporozla ilişkili kırıklardır ve ne yazık ki ciddi ağrılara, hareket kısıtlılıklarına, hatta bağımlılığa yol açabilirler.

Bir düşünün, hayatınızın en güzel çağlarında, torunlarınızla koşup oynayabilmek, dilediğinizce seyahat edebilmek için sağlam kemiklere sahip olmak ne kadar önemli, değil mi? İşte bu yüzden korunma, tedaviden çok daha değerli.

1. Beslenme: Kemiklerin Yapı Taşlarını Doğru Atın

Sağlam bir binanın temeli gibi, kemiklerimizin de güçlü olması için doğru yapı taşlarına ihtiyacı var. Bu taşlar öncelikle kalsiyum ve D vitaminidir.

Kalsiyum Zengini Bir Diyet
  • Süt ve süt ürünleri: Yoğurt, peynir ve süt, kalsiyumun en bilinen ve en iyi kaynaklarıdır. Özellikle kahvaltıda tükettiğiniz bir kase yoğurt veya yatmadan önce içtiğiniz bir bardak süt, kemiklerinize giden güçlü bir destektir.
  • Yeşil yapraklı sebzeler: Pazı, ıspanak, brokoli gibi koyu yeşil sebzeler de önemli kalsiyum depolarıdır. Salatalarınıza ekleyin, yemeklerinizde bolca kullanın.
  • Kuruyemişler ve tohumlar: Badem, susam (tahin), fındık kalsiyum açısından zengindir. Ara öğünlerinizde bir avuç badem, hem lezzetli hem de kemik dostu bir seçenektir.
  • Kuru baklagiller: Mercimek, nohut, fasulye sadece protein kaynağı değil, aynı zamanda iyi birer kalsiyum ve magnezyum kaynağıdır. Haftada en az iki kez baklagil tüketmeye özen gösterin.

Danışanlarımdan Ayşe Hanım, "Ben süt içmeyi sevmem, ne yapacağım?" diye endişelenmişti. Ona peynir çeşitlerini, yoğurdu ve yeşil sebzeleri önerdiğimde, zamanla beslenmesinde bu dengeyi kurduğunu ve kendini daha iyi hissettiğini anlattı. Yeter ki seçenekleri bilin ve hayatınıza katmaya istekli olun.

D Vitamini: Kalsiyumun En İyi Dostu

D vitamini olmadan, aldığınız kalsiyumun kemiklerinize ulaşması çok zordur. D vitamini, kalsiyumun bağırsaklardan emilimini sağlayan kilit bir hormondur.

  • Güneş: D vitamininin birincil kaynağı güneştir. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında, öğle saatlerinde (saat 10:00-15:00 arası) 15-20 dakika doğrudan güneş ışığı almak (kolları ve bacakları açıkta bırakarak, güneş kremsiz) yeterli olabilir. Ancak kış aylarında veya yeterli güneş alamayan coğrafyalarda bu yetersiz kalabilir.
  • Besinler: Yağlı balıklar (somon, uskumru gibi), yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş gıdalar (bazı sütler, kahvaltılık gevrekler) D vitamini içerir, ancak genellikle günlük ihtiyacımızı karşılamak için yeterli değildir.
  • Takviyeler: Ne yazık ki ülkemizde D vitamini eksikliği oldukça yaygın. Bu nedenle, doktor kontrolünde ve kan tahlili sonuçlarına göre D vitamini takviyesi kullanmak çoğu zaman kaçınılmaz hale gelebiliyor. Sakın ola ki, doktorunuza danışmadan takviye almayın. Çünkü her şeyde olduğu gibi, fazlası da zararlı olabilir.

2. Hareket: Kemiklere Canlılık Katın

Kemiklerimiz, tıpkı kaslarımız gibi, kullanıldıkça güçlenir. Hareketsiz bir yaşam tarzı, kemiklerin zayıflamasına neden olan önemli bir faktördür. Çocukluktan itibaren düzenli fiziksel aktivite, güçlü kemik yapısının temelini oluşturur.

  • Ağırlık Taşıyan Egzersizler: Yürüyüş, koşu, dans, merdiven çıkma gibi yer çekimine karşı yapılan egzersizler, kemiklerin güçlenmesi için idealdir. Haftada en az 3-4 gün, 30-45 dakikalık tempolu yürüyüş, harika bir başlangıçtır.
  • Direnç Egzersizleri: Kendi vücut ağırlığınızla yapılan egzersizler (şınav, mekik, squat) veya hafif ağırlıklarla yapılan çalışmalar da kemik yoğunluğunu artırır ve kasları güçlendirerek düşme riskini azaltır. Bir danışanım, haftada iki gün pilatese başladığında, hem omurga sağlığının düzeldiğini hem de genel olarak kendini daha zinde hissettiğini söylemişti.
  • Denge Egzersizleri: Özellikle ileri yaşlarda düşmeleri önlemek için denge egzersizleri (tek ayak üzerinde durma, tai chi gibi) hayati önem taşır. Evde basitçe, bir sandalyeye tutunarak dahi denge çalışabilirsiniz.

Unutmayın, kemikleriniz bir banka hesabına benzer; ne kadar erken yatırım yaparsanız, ileri yaşlarda o kadar güçlü birikiminiz olur.

3. Kötü Alışkanlıklardan Uzak Durun

Sağlıklı bir yaşam için kaçınmanız gereken bazı alışkanlıklar, kemik sağlığınız için de oldukça zararlıdır:

  • Sigara: Sigara içmek, kemiklerin yıkımını hızlandırır ve kemik yoğunluğunu azaltır. Ayrıca, kadınlarda östrojen seviyesini düşürerek menopoz sonrası kemik kaybını artırır.
  • Aşırı Alkol Tüketimi: Aşırı alkol, kalsiyumun emilimini bozabilir, D vitamini seviyelerini etkileyebilir ve karaciğer üzerinde olumsuz etkiler yaratarak kemik metabolizmasını bozabilir. Ayrıca, alkolün etkisiyle düşme riski artar ki bu da osteoporozlu kişilerde ciddi kırıklara yol açabilir.
  • Aşırı Kafein: Aşırı kafein tüketiminin (günde 4 fincandan fazla kahve) kalsiyum atılımını artırarak kemik sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olabileceği düşünülmektedir, ancak bu etki genellikle sigara ve alkol kadar belirgin değildir. Yine de, her şeyde olduğu gibi dengeli tüketim önemlidir.

4. Risk Faktörlerini Bilin ve Yönetin

Osteoporoz riskinizi artıran bazı faktörler vardır. Bunları bilmek, size özel korunma stratejileri geliştirmenize yardımcı olur.

  • Cinsiyet ve Yaş: Kadınlar, özellikle menopoz sonrası dönemde östrojen seviyelerinin düşmesiyle erkeklere göre daha yüksek risk altındadır. Yaş ilerledikçe risk artar.
  • Genetik Yatkınlık: Ailenizde (anne veya baba tarafında) osteoporoz veya kalça kırığı öyküsü varsa, sizin de riskiniz artar.
  • Vücut Yapısı: Zayıf ve narin yapılı olmak.
  • Bazı Hastalıklar ve İlaçlar: Tiroid ve paratiroid bezi hastalıkları, romatoid artrit, bazı sindirim sistemi hastalıkları gibi durumlar veya kortizon gibi bazı ilaçların uzun süreli kullanımı riski artırır.
  • Beslenme Bozuklukları: Yeme bozuklukları, yetersiz beslenme.

Eğer bu risk faktörlerinden herhangi birine sahipseniz, lütfen doktorunuzla konuşun. Belki de düzenli kontrollerinize daha erken başlamanız veya özel önlemler almanız gerekebilir.

5. Düzenli Kontroller ve Erken Teşhis

Osteoporozun en büyük düşmanı, erken teşhistir. Bir kırık yaşanmadan önce kemik yoğunluğunuzdaki azalmayı fark etmek, hastalığın ilerlemesini durdurmak ve hatta geri döndürmek için kritik önem taşır.

  • Kemik Yoğunluğu Ölçümü (DEXA): Genellikle menopoz dönemine giren tüm kadınlara ve 65 yaş üzeri erkeklere önerilen bir testtir. Risk faktörleri olan kişilerde daha erken yaşlarda da yapılabilir. Bu basit ve ağrısız test, kemiklerinizin ne kadar güçlü olduğunu gösterir.
  • Doktorunuzla Konuşun: Rutin kontrollerinizde mutlaka kemik sağlığınızı gündeme getirin. Özellikle menopoz dönemi yaklaşıyorsa veya risk faktörleriniz varsa, doktorunuz size özel bir takip planı oluşturacaktır.

Banu Hanım, 52 yaşındayken menopoza girdiğinde doktorunun önerisiyle DEXA ölçümü yaptırdı. Sonuçlar, başlangıç düzeyinde osteopeni (osteoporozun öncüsü) olduğunu gösterdi. Hemen harekete geçerek beslenmesini düzenledi, düzenli yürüyüşlere başladı ve doktorunun tavsiyesiyle D vitamini takviyesi kullandı. Yıllar sonraki ölçümlerde kemik yoğunluğunun stabilize olduğunu gördük. İşte erken teşhisin gücü budur!

6. Düşmeleri Önleyin: Güvenli Bir Yaşam Alanı

Özellikle kemik yoğunluğu azalmış bireyler için düşmeler, ciddi kırık riskini beraberinde getirir. Düşmeleri önlemek, korunma yöntemlerinin önemli bir parçasıdır.

  • Evinizde Güvenli Alanlar Oluşturun: Kaygan halıları kaldırın, yeterli aydınlatma sağlayın, banyoda tutunma barları kullanın.
  • Doğru Ayakkabı Seçimi: Kaymayan tabanlı, topuksuz ve rahat ayakkabılar tercih edin.
  • Göz Kontrolü: Düzenli göz muayeneleri, düşmelere yol açabilecek görme problemlerinin erken teşhisini sağlar.
  • İlaç Yönetimi: Baş dönmesi veya uyku yapabilen ilaçları doktorunuzla konuşarak düzenleyin.

Son Söz: Yarınlarınızı Bugün Koru

Sevgili dostlar, osteoporozdan korunmak, karmaşık bilimsel formüllere değil, günlük yaşam alışkanlıklarımıza dayanıyor. Unutmayın, hiçbir zaman çok erken ya da çok geç değildir. Her yaşta kemik sağlığınız için bir şeyler yapabilirsiniz.

Bugün başlayacağınız küçük adımlar – bir bardak daha süt, 15 dakika daha yürüyüş, bir sigara daha az – yarınlarınızda kırıklardan uzak, özgür ve aktif bir yaşamın garantisi olacaktır. Kendi sağlığınızın mimarı sizsiniz. Kendinize, kemiklerinize ve geleceğinize iyi bakın.

Sevgi ve sağlıkla kalın,

Uzman Doktorunuz

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap

9,471 soru

17,606 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 19
0 Üye 19 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 4820
Dünkü Ziyaretler: 7773
Toplam Ziyaretler: 4910720

Son Kazanılan Rozetler

ayşe_aydin Bir rozet kazandı
İbrahim_korkmaz Bir rozet kazandı
mustafa_Çelik Bir rozet kazandı
mustafa_akın Bir rozet kazandı
mustafa_Çelik Bir rozet kazandı
...