Değerli Havacılık Tutkunları, Kıymetli Okuyucularım,
Bugün sizinle, Türkiye'nin havacılık serüveninde adeta bir dönüm noktası olan, kökleri milletin azmine ve ulu önderimizin ileri görüşlülüğüne dayanan Türk Hava Kurumu (THK) hakkında derinlemesine bir yolculuğa çıkacağız. Eminim birçoğumuzun zihninde "THK'nın kuruluş tarihi nedir?" sorusu belirmiştir. İşte bu soru, sadece bir takvim yaprağındaki tarihi işaretlemekten çok daha fazlasını, bir milletin göklerdeki bağımsızlık ve çağdaşlık mücadelesini anlatır.
Hazırsanız, gelin bu özel kuruluşun kalbine doğru ilerleyelim ve o büyük günü tüm detaylarıyla, tüm sıcaklığıyla hissedelim.
Öncelikle sorumuzun net cevabını verelim: Türk Hava Kurumu, Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleriyle 16 Şubat 1925 tarihinde kurulmuştur. Ancak bu tarih, bir metin belgesine atılan bir imzanın çok ötesinde, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin havacılık alanındaki en büyük atılımlarından birinin başlangıcıdır.
Bir an için kendinizi o yılların Türkiye'sine bırakın. Yeni kurulmuş, savaşlardan çıkmış, küllerinden doğan bir Cumhuriyet... Mustafa Kemal Atatürk, daha Kurtuluş Savaşı devam ederken bile havacılığın gelecekteki önemini görmüş, savaşın kaderini değiştirebilecek bir güç olduğunu deneyimlemişti. 1923 yılında, "İstikbal Göklerdedir!" sözüyle Türk milletine adeta bir rota çizmişti.
Ancak ortada kısıtlı imkânlar vardı. Bir hava kuvvetleri kurmak, uçak üretmek, pilot yetiştirmek devasa bir maliyet ve uzmanlık gerektiriyordu. İşte tam bu noktada, Atatürk'ün dehası ve milletin potansiyeline olan inancı devreye girdi. Hava gücünün sadece ordunun değil, tüm milletin meselesi olması gerektiği vizyonuyla, halkın desteğini arkasına alacak bir kurumun temelleri atıldı. Bu kurum, Türk Tayyare Cemiyeti adıyla, havacılığı bir devlet politikası olmaktan çıkarıp, milli bir dava haline getirecekti.
Mustafa Kemal Paşa'nın talimatıyla, dönemin Başbakanı İsmet Paşa'nın riyasetinde bir heyet toplanarak Türk Tayyare Cemiyeti'nin kuruluşu resmileştirildi. Amaç çok netti: Türk ordusunun uçak ihtiyacını karşılamak, sivil havacılığı geliştirmek, gençleri havacılığa özendirmek ve bir havacılık kültürü oluşturmak.
Düşünün ki o günlerde ülkenin dört bir yanında, okullarda, derneklerde, kahvehanelerde havacılık konuşuluyor, insanlar göklerde süzülen "demir kuşlara" hayranlıkla bakıyordu. Bu cemiyetin kuruluşu, halk arasında büyük bir heyecan yaratmış, adeta bir milli seferberliğin fitilini ateşlemişti.
Kurulduğu günden itibaren büyük başarılara imza atan Türk Tayyare Cemiyeti, havacılık alanında kazandığı tecrübelerle ve gelişen vizyonuyla zaman içinde kendini dönüştürdü.
1935 yılında, cemiyetin faaliyet alanının sadece "tayyare" (uçak) ile sınırlı kalmadığı, paraşüt, planör gibi diğer havacılık branşlarını da kapsadığı görüldü. Artık bu bir "cemiyet"ten öte, çok daha kapsayıcı bir "kurum" niteliği taşıyordu. İşte bu nedenle, 1935 yılında ismi Türk Hava Kurumu (THK) olarak değiştirildi.
Bu isim değişikliği, kurumun misyonunun genişlediğini, sadece uçak alımına ve üretimine odaklanmaktan öte, Türk gençliğini havacılığın her alanında yetiştirmeyi, havacılık sporlarını yaygınlaştırmayı ve milli bir havacılık endüstrisi kurmayı hedeflediğini gösteriyordu. Yani, adı değişse de kuruluş ruhu ve Atatürk'ün vizyonu hep aynı kaldı, hatta daha da güçlenerek büyüdü.
THK'nın kuruluşu ve gelişimi, sadece devletin bir projesi değildi; bizzat milletin kendi projesiydi. Bu, benim için THK'yı benzersiz kılan en önemli özelliklerden biridir.
Emin olun, annelerimizden, babalarımızdan, dedelerimizden dinlediğimiz hikâyeler, THK'nın nasıl bir halk hareketi olduğunu en iyi anlatan örneklerdir.
Bu örnekler, THK'nın sadece bir kurum olmadığını, her bir vatandaşın kalbinde yer edinmiş, milli bir gurur meselesi olduğunu gösterir.
THK, sadece uçak almakla kalmadı, geleceğin havacılarını da yetiştirdi.
Bugün THK, köklü geçmişinden aldığı güçle hala havacılık sektöründe önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Orman yangınlarıyla mücadeleden, havacılık eğitimine, sportif havacılıktan sosyal yardım projelerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor.
16 Şubat 1925'te yakılan o ateş, 99 yıl sonra bile hala parlamaya devam ediyor. Bu tarih, sadece THK'nın doğum günü değil, aynı zamanda Türk milletinin havacılığa olan inancının, azminin ve ortak çalışma ruhunun da sembolüdür.
Unutmayalım ki, "İstikbal Göklerdedir!" diyen bir liderin mirası ve ona inanan bir milletin çabaları sayesinde, Türk Hava Kurumu, Türkiye'nin göklerdeki güçlü kanatları olmuştur ve olmaya devam edecektir. Bu değerli kurumun kuruluş tarihini bilmek, sadece bilgi dağarcığımıza bir madde eklemek değil, aynı zamanda geçmişimize, değerlerimize ve geleceğimize sahip çıkmaktır.
Saygılarımla,
Türkiye'nin Önde Gelen Havacılık Uzmanı