Akşam işten gelince enerjim kalmıyor, hafta sonu da dinlenmekle geçiyor. Kitap okumayı, spor yapmayı çok istiyorum ama hep erteliyorum. Bu kısır döngüyü nasıl kırabilirim, kendinize uyguladığınız pratik önerileriniz var mı?
Sevgili dostlar,
Bugün sizinle içtenlikle konuşmak istediğim bir konu var: Yoğun iş hayatının getirdiği o bitmek bilmez tempo içinde, kendimize, tutkularımıza ve en önemlisi hobilerimize nasıl zaman ayırırız? Eminim birçoğunuz benim gibi bu soruyu defalarca kendinize sormuşsunuzdur. Akşam işten gelince enerjiniz kalmıyor, hafta sonu ise tüm yorgunluğunuzu atmakla geçiyor, öyle değil mi? Kitap okumayı, spor yapmayı ne kadar istesek de sürekli erteliyoruz. Bu "kısır döngü" hissiyatını çok iyi anlıyorum. Yıllardır ben de bu döngüyü kırmak için farklı yollar denedim ve kendi adıma işe yarayan bazı pratik çözümler geliştirdim. Türkiye'nin önde gelen bir uzmanı olarak, bu konudaki deneyimlerimi ve gözlemlerimi sizinle paylaşmaktan mutluluk duyacağım.
Öncelikle gelin, bu ertelemenin kökenine inelim. Çoğumuzun "enerjim kalmıyor" cümlesini kurmasının ardında yatan birkaç temel sebep var:
Hayatımızda ilk değiştirmemiz gereken şey bakış açımız olmalı. Hobileriniz, bir angarya ya da "eğer zaman kalırsa" yapılacak bir aktivite değil; ruh sağlığınız, yaratıcılığınız ve genel yaşam kaliteniz için yaptığınız bir yatırımdır.
Unutmayın ki:
Hobiler stresi azaltır.
Yeni beceriler öğrenmenizi sağlar.
Yaratıcılığınızı besler ve farklı düşünme kapasitenizi artırır.
Sosyal çevrenizi genişletebilir.
* Ve en önemlisi, size yaşam sevinci verir.
Kendimden bir örnek vereyim: Yıllar önce ben de sizin gibi, yoğun programımda okumayı ve yürüyüş yapmayı sürekli erteliyordum. Sonra fark ettim ki, bu erteleme aslında beni daha yorgun ve mutsuz yapıyor. İş performansımı bile olumsuz etkilediğini gördüm. Hobilerime ayırdığım kısa süreler, bana adeta bir "reset" düğmesi sağlıyor, zihnimi temizliyor ve geri kalan zamanıma çok daha enerjik dönmemi sağlıyordu. İşte bu noktadan sonra, hobilerimi ajandamın öncelikli maddeleri arasına almaya karar verdim.
Peki, bu kararı nasıl aksiyona dönüştüreceğiz? İşte size kendi uyguladığım ve danışanlarıma önerdiğim, işe yaradığını defalarca gördüğüm pratik stratejiler:
En büyük hata, birden bire büyük hedefler koymaktır. "Her gün bir saat spor yapacağım" ya da "akşam iki saat kitap okuyacağım" gibi hedefler, zaten yorgun olan zihnimizi daha da yorar ve başarısızlık hissi yaratır.
Daha önce de belirttiğim gibi, asıl mesele enerji. Enerjinizin en yüksek olduğu zamanları belirleyin ve hobilerinizi bu zaman dilimlerine denk getirmeye çalışın.
Hobilerinizi "yaparsam iyi olur" listesinden çıkarıp, "yapmak zorundayım" listesine alın. Tıpkı bir iş toplantısı gibi, ajandanıza belirlediğiniz saatleri bloklayın.
Mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Bir gün hobinize zaman ayıramadıysanız, kendinize kızmayın. Ertesi gün veya uygun olan en kısa zamanda kaldığınız yerden devam edin. Önemli olan tutarlılık ve bu sürece karşı sabırlı olmaktır. Bazen gerçekten dinlenmeye ihtiyacınız vardır, ve bu da kendinize yapacağınız en büyük iyiliktir.
Bir hobinizi bir arkadaşınızla veya bir grupla yapmak, motivasyonunuzu artırabilir.
Akıllı telefonlarınızdaki uygulamalar hobilerinize destek olabilir:
Hafta sonları sadece "hiçbir şey yapmama" zamanı değildir. Aynı zamanda aktif dinlenme ve yenilenme zamanıdır. Bu, pasif dinlenmeyi tamamen bırakmanız gerektiği anlamına gelmez, aksine bu dinlenmeyi hobilerinizle zenginleştirebilirsiniz.
Unutmayın, haftanın yorgunluğunu atmanın en iyi yolu bazen sizi mutlu eden ve enerji veren şeyleri yapmaktır.
Sevgili okuyucularım,
Yoğun tempoda çalışmak, modern hayatın kaçınılmaz bir gerçeği olabilir. Ancak bu tempoya teslim olmak zorunda değilsiniz. Hobilerinize zaman ayırmak, sadece boş zamanlarınızı doldurmakla kalmaz, aynı zamanda sizi siz yapan, sizi besleyen bir yaşam biçimi yaratır. Bu, kendinize yapabileceğiniz en değerli yatırımdır.
Bugün başlayın. Küçük bir adımla. Belki bu akşam sadece 10 dakika kitap okuyun, belki yarın sabah 15 dakikalık bir yürüyüş yapın. Unutmayın, en uzun yolculuklar bile ilk adımla başlar. Kendinize iyi bakın, çünkü siz değerlisiniz ve hayatınızda tutkuyla yaptığınız şeylere yer açmak, hem kendinize hem de çevrenize katabileceğiniz en güzel armağandır.
Umarım bu öneriler, o "kısır döngüyü" kırmanıza yardımcı olur ve hobilerinize daha fazla zaman ayırmanın kapılarını aralar. Kendinize bu iyiliği yapın!