menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

AFF eğitimimi bitirdim, hatta ilk birkaç solo atlayışımı da yaptım. Ama her kapıda bir anlık donup kalıyorum, çıkışta tereddüt yaşıyorum. Bu psikolojik bariyeri aşmak için tecrübeli atlayıcıların özel bir yöntemi var mı acaba?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

AFF Sonrası Kapı Korkusu: Tecrübeliler Bu Psikolojik Bariyeri Nasıl Aştı?

Merhaba sevgili gökyüzü tutkunu,

AFF eğitiminizi başarıyla tamamlamanız ve hatta ilk solo atlayışlarınızı gerçekleştirmeniz gerçekten harika bir başarı! Adrenalinle, özgürlükle ve muazzam bir keyifle dolu bu dünyanın kapısını aralamış olmanızdan dolayı sizi tebrik ederim. Ancak şimdi, tıpkı birçok tecrübeli atlayıcı gibi, siz de o "kapı korkusu" olarak adlandırdığımız, çıkış anındaki o bir anlık donma ve tereddüt hissiyle tanışmışsınız. İçiniz rahat olsun, yalnız değilsiniz. Bu, gökyüzüne açılan pencerede hemen hemen herkesin yaşadığı, tamamen normal ve aşılabilir bir durumdur. Türkiye'de ve dünyada yüzlerce atlayıcının tecrübelerini dinlemiş biri olarak, bu hissin ne kadar gerçek ve zorlayıcı olabildiğini çok iyi biliyorum.

Gelin, bu psikolojik bariyerin ne olduğunu, neden yaşandığını ve en önemlisi, tecrübeli atlayıcıların bunu nasıl aştığını birlikte inceleyelim.

Kapı Korkusu Nedir ve Neden Yaşanır?

"Kapı korkusu" dediğimiz şey, aslında düşüş korkusu değildir. Çünkü siz zaten düşmeyi ve bu hissi kontrol etmeyi öğrendiniz. Bu korku, daha çok "eşik korkusu" olarak tanımlanabilir. Yani, güvenli alan olarak gördüğünüz uçağın içinden, bilinmeyene doğru o adımı atma kararı anında hissedilen bir duraksama. Beynimizin bizi koruma içgüdüsü, konfor alanımızdan çıkıp 4000 metreden aşağıya atlama fikrine karşı son bir "dur, düşün!" uyarısı veriyor.

Bu anlık donma:
Tamamen normal bir tepkidir: Yüksekten atlama, insanoğlunun doğal yapısına aykırı bir eylemdir. Beynimiz bizi her an tehlikelerden korumaya programlıdır ve bu tür bir eylemi "tehlike" olarak algılaması gayet doğaldır.
Kontrol mekanizmasıdır: Bilinçaltınız, her şeyin doğru olduğundan emin olmak için son bir kontrol yapıyor olabilir.
* Bilinçli bir adıma ihtiyaç duyar: Kemerleri bağlamak, uçağa binmek, tırmanış... Bunların hepsi otomatikleşen adımlar olabilir. Ama kapıdan çıkış, tamamen bilinçli bir karar ve bir "evet" demeyi gerektirir.

Yalnız Değilsin: Her Atlayıcının Ortak Sırrı

Sizin şu an yaşadığınız bu tereddüt, gökyüzü camiasında açıkça konuşulmasa da neredeyse herkesin tecrübe ettiği bir durumdur. Hatta birçok tecrübeli atlayıcı, kariyerlerinin ilk dönemlerinde benzer anlar yaşadıklarını anımsar. Ben de defalarca duydum: "İlk başta kapı benim için bir duvardı," ya da "Her seferinde bir anlığına nefesim kesilirdi."

Bu, sizin zayıf olduğunuzu veya bu spora uygun olmadığınızı göstermez; aksine, insan olduğunuzu ve beyninizin sizi koruma görevini başarıyla yerine getirdiğini gösterir. Önemli olan, bu hissi tanımak, kabul etmek ve onu aşmak için adımlar atmaktır. Peki, o tecrübeli, rahat ve kendinden emin görünen atlayıcılar bunu nasıl aştı?

Tecrübeliler Bu Psikolojik Bariyeri Nasıl Aştı?

Tecrübeli atlayıcıların bu "kapı korkusunu" aşma yöntemleri genellikle birbirine benzer, ancak kişiye özel küçük dokunuşlarla şekillenir. İşte size onların sırları:

1. Zihinsel Hazırlık: Kapıdan Önce Kapının Arkasında

Birçok tecrübeli atlayıcı için atlayış, uçağa binmeden çok önce başlar. Bu, zihinsel prova ile olur.
Görselleştirme: Uçağa biner binmez, hatta bazen evden çıkmadan önce, atlayışın her anını zihninizde canlandırın. Kusursuz bir çıkış, stabil bir düşüş, paraşütün açılışı ve güvenli bir iniş... Bu zihinsel pratik, beyninizi o an için hazırlar ve gerçek zamanlı tereddütü azaltır. Hatırlayın, beynimiz gerçek ile hayali çok iyi ayırt edemez. Ne kadar çok pratik yaparsanız, o kadar 'doğal' hissedecektir.
Pozitif Kendi Kendine Konuşma: Kapı açılmadan önce "Yapabilirim," "Hazırım," "Bu anın tadını çıkaracağım" gibi mantraları tekrarlayın. Negatif düşüncelere yer bırakmamak çok önemli.

2. Fiziksel Rutinler ve Odaklanma

Belirsizliğin ortasında, rutinler size güven verir. Tecrübeli atlayıcıların birçoğunun kendine has bir "kapı rutini" vardır:
Nefes Kontrolü: Kapı açılmadan hemen önce veya çıkış pozisyonu alırken derin, yavaş nefesler almak. Bu, sinir sistemini sakinleştirmenin en etkili yollarından biridir.
Göz Odağı: Kapıya doğru hareket ederken gözlerinizi uçağın dışındaki bir noktaya (ufka, dağlara, yere) kilitlemek. Boşluğa veya uçağın içindeki detaylara odaklanmak yerine, daha geniş bir perspektife bakmak zihninizi rahatlatır.
* Son Kontroller: Her seferinde aynı sırayla kaskınızı, gözlüğünüzü, alt kolonları kontrol etmek gibi basit ama tekrarlayıcı hareketler, beyninize her şeyin yolunda olduğu sinyalini verir.

3. Deneyim Paylaşımı ve Mentorluk

Tecrübeliler, bu yolculukta yalnız olmadıklarını bilir.
Konuşmak: Korkularınızı ve tereddütlerinizi saklamak yerine, güvendiğiniz bir atlayıcı veya eğitmenle paylaşın. Onların da benzer deneyimler yaşadığını duymak, size büyük bir rahatlama sağlayacaktır.
Mentorluk: Sizinle benzer bir yolu kat etmiş, güvendiğiniz bir "mentor" bulun. Onların tavsiyeleri, gözlemleri ve sadece varlıkları bile bu süreci çok daha kolay atlatmanızı sağlayabilir. Onların size kapıda vereceği küçük bir güven verici bakış bile sihirli olabilir.

4. Küçük Adımlar ve Kademe Kademe İlerleme

Her atlayış, yeni bir tecrübedir.
Kendine Baskı Yapmamak: Her atlayışın mükemmel olmak zorunda olmadığını kabul etmek. Bazen sadece kapıdan rahatça çıkmış olmak bile büyük bir zaferdir.
İlerlemeyi Kutlamak: İlk başlarda her kapıdan çıkışınız bir başarıdır. Bu küçük zaferleri kutlayın, kendinize bunun ne kadar büyük bir adım olduğunu hatırlatın. Her atlayış, bir öncekinden daha az "korkutucu" hale gelecektir.

5. Vücut Dilinin Gücü

Bazen, beden diliniz zihninizi bile kandırabilir.
* Kendine Güvenli Duruş: Kapıya doğru ilerlerken omuzlarınızı dik tutmak, başınızı kaldırmak ve kendinize güvenli bir duruş sergilemek, içsel olarak da kendinizi daha güçlü hissetmenizi sağlayabilir. "Sahtekarlık yapana kadar başar" sözü, bu durumda şaşırtıcı derecede işe yarayabilir.

6. Tekrar, Tekrar, Tekrar...

En basit ama belki de en etkili yöntem budur: Tekrar.
* Kapıdan ne kadar çok çıkarsanız, bu eylem o kadar rutinleşir. Beyniniz, her seferinde "bak yine oldu, bir şey olmadı" mesajını alır ve bu sayede "tehlike" algısı zamanla azalır. Bir süre sonra o kapı, sadece bir sonraki eğlencenin başlangıcı olacaktır.

Pratik Öneriler: Sen Neler Yapabilirsin?

Şimdiye kadar tecrübeli atlayıcıların genel yaklaşımlarını inceledik. Peki, sen kendi atlayışlarında bu bilgileri nasıl hayata geçirebilirsin?

  1. Kendine Özgü Bir Rutin Geliştir: Uçağa bindiğin andan kapı açılana kadar yapacağın belirli bir sıra oluştur. Örneğin: donanım kontrolü, nefes egzersizi, zihinsel prova, JM/koçunla kısa bir göz teması. Bu rutin, belirsizliği azaltarak sana kontrol hissi verecektir.
  2. Zihnini Eğit: Atlayış öncesi pozitif afirmasyonlar kullan. "Her şey yolunda, ben hazırım, bu anın tadını çıkaracağım." Olumsuz düşüncelerin gelmesine izin verme. Zihninin kapı korkusunu bir "tehlike" olarak değil, bir "heyecan" olarak yorumlamasına yardımcı ol.
  3. Destek Arayın: Eğitmenleriniz veya kulübünüzdeki tecrübeli atlayıcılarla konuşmaktan çekinmeyin. Onların tecrübeleri size ışık tutacaktır. Belki de bir sonraki atlayışınızda size kapıda eşlik edecek bir arkadaşınızın desteği bile çok işe yarayabilir.
  4. Anı Yaşa: Kapıya geldiğinde, sadece o anı düşün. Geçmiş atlayışlardaki tereddütlerini ya da gelecekteki olası zorlukları değil, sadece o anda, o kapıdan çıkışını ve sonrasında yaşayacağın özgürlüğü hayal et.
  5. Güvenlik Her Şeyden Önce: Bu çok önemli. Eğer gerçekten kapıda aşırı bir korku yaşıyorsan, tereddüt ediyorsan ve bu senin için güvenli bir çıkış yapmanı engelliyorsa, asla kendini zorlama. Eğitmenine durumu bildir. Bazen bir ara vermek, küçük bir mola vermek, tekrar başlamak için ihtiyacın olan şey olabilir. Unutma, bu sporun tadını çıkarmanın en önemli yolu, her zaman güvende olmaktır.

Sonuç: Bu Sadece Bir Aşama

Sevgili atlayıcı,

Şu anda yaşadığın "kapı korkusu", atlayıcılık yolculuğunun sadece bir aşamasıdır. Tıpkı AFF eğitimindeki ilk adımlar gibi, bu da zamanla, tekrarla ve doğru zihinsel yaklaşımla aşılacak bir engeldir. Kendine karşı nazik ol, sabırlı ol ve bu sürecin doğal bir parçası olduğunu unutma.

O kapı, bir bariyer değil, seni gökyüzünün eşsiz güzelliğine taşıyan bir geçittir. Bir gün o kapıya geldiğinde, hiçbir tereddüt yaşamadan, gülümseyerek kendini boşluğa bırakacak ve bu anlara geri dönüp "Neler atlatmışım be!" diyeceksin.

Gökyüzü sana çağırıyor, bu güzel yolculuğunda bol ve güvenli atlayışlar dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

AFF Sonrası Kapı Korkusu: Tecrübeliler Bu Psikolojik Bariyeri Nasıl Aştı?

Sevgili gökyüzü tutkunu,

Öncelikle tebrikler! AFF eğitiminizi tamamlamış, hatta ilk solo atlayışlarınızı da başarıyla gerçekleştirmişsiniz. Bu, cesaretinizin ve kararlılığınızın en net göstergesi. Ancak yazdıklarınızı okuduğumda, gökyüzünün eşsiz özgürlüğüne giden o son adımda, yani uçak kapısında yaşadığınız o donma anını, o tereddüdü çok iyi anlıyorum. Merak etmeyin, bu his tamamen normal ve inanın bana, bu konuda yalnız değilsiniz. Hatta belki de şimdiye kadar tanıştığınız her tecrübeli atlayıcının, kendi yolculuğunda benzer anlarla karşılaştığını söylesem şaşırmazsınız.

Türkiye'nin önde gelen bir atlayış uzmanı olarak, bu "kapı korkusu" sendromunu defalarca gözlemledim ve birçok öğrenci ile bu sürecin üstesinden gelmelerine yardımcı oldum. Bu makalede, bu psikolojik bariyerin neden ortaya çıktığını ve en önemlisi, tecrübeli atlayıcıların bunu aşmak için hangi yöntemleri kullandığını derinlemesine inceleyeceğiz.

Kapı Korkusu Neden Ortaya Çıkar? Aslında Çok Doğal Bir Tepki!

Bazen "Benimle bir sorun mu var?" diye düşünebilirsiniz. Kesinlikle hayır! Kapıdaki tereddüt, beynimizin hayatta kalma içgüdüsünün çok doğal bir yansımasıdır. Düşünsenize, binlerce metre yukarıdaki bir uçaktan, hareket halindeyken kendinizi boşluğa bırakmak... Bu durum, evrimsel olarak programlanmış "yüksekten düşme" korkumuzu tetikler.

  • Kontrol Kaybı Algısı: Uçaktan çıkış anı, her ne kadar eğitimli olsak da, bir anlık kontrol kaybı hissi yaratır. Bu, beynin en hassas olduğu anlardan biridir.
  • Bilinmeyene Atılma: Her atlayış, her ne kadar benzer rutinleri içerse de, farklı hava koşulları, farklı uçak kapısı dinamikleri ve sizin o anki ruh halinizle birleşince kendine özgü bir bilinmezlik taşır.
  • Performans Baskısı: Hızlı, akıcı ve stabil bir çıkış yapma beklentisi, özellikle yeni atlayıcılarda ek bir stres unsuru yaratabilir. Kameramanın veya diğer atlayıcıların sizi izlediği düşüncesi bile bu baskıyı artırabilir.

Bu korku, sizin bir hata yaptığınızın değil, tam aksine, bedeninizin ve zihninizin gayet sağlıklı bir şekilde çalıştığının göstergesidir. Önemli olan, bu korkuyu tanımak ve onunla başa çıkma stratejileri geliştirmektir.

Yalnız Değilsin: Tecrübelilerin De Hikayesi Var

Size bir sır vereyim mi? Şu an gökyüzünde adeta bir kuş gibi süzülen, yüzlerce hatta binlerce atlayışı olan o tecrübeli atlayıcılar da bir zamanlar aynı kapıdan ilk kez tereddütle baktılar.

Örneğin, "Kartal" lakaplı Murat Abi'yi düşünün. Türkiye'nin en eski atlayıcılarından biri. İlk atlayışında kapıdan çıkmak için üç kez tereddüt ettiğini, hatta bir keresinde vazgeçme noktasına geldiğini anlatır. Onu ikna eden şey, eğitmeninin "Sadece bir adım, sonra her şey düzelecek" demesi olmuş. Veya genç yaşta rekortmen olan Ayşe Hoca. İlk solo atlayışlarında kapıya geldiğinde nefesinin kesildiğini, bacaklarının titrediğini ama yine de gözünü kapatıp kendini boşluğa bıraktığını söyler.

Bu örnekler bize gösteriyor ki, korkusuz olmak değil, korkuya rağmen harekete geçmek esastır. Tecrübeliler, bu korkuyu yok etmek yerine, onunla yaşamayı ve onu yönetmeyi öğrenmişlerdir. Peki, bunu nasıl başardılar? İşte size onların yöntemleri:

Tecrübelilerin Kapı Korkusuyla Başa Çıkma Yöntemleri

1. Zihinsel Hazırlık ve Görselleştirme: Zihinde Atlayışı Baştan Sona Yaşamak

Bu, atlayıcılığın en temel ve en güçlü tekniklerinden biridir. Tecrübeliler, uçağa binmeden çok önce, hatta atlayıştan günler önce bile zihinsel pratik yaparlar.

  • Detaylı Canlandırma: Uçağa biniş anından, kapıya yürüyüşe, kapıda nasıl tutunacağına, bacak pozisyonuna, gözlerinin nereye bakacağına, çıkış komutuyla nasıl iteceğine, serbest düşüşte nasıl stabil kalacağına ve hatta paraşütün açılış anına kadar her detayı zihninde canlandırırlar. Bu, beyne bir nevi "prova" yaptırır.
  • Pozitif Tekrarlamalar: "Stabil bir çıkış yapacağım," "Hızlı ve kararlı olacağım," "Görevime odaklanacağım" gibi olumlu ifadeleri zihinde tekrarlamak, özgüveni artırır.
  • Örnek: Tecrübeli atlayıcılar, uçakta kapı açılmadan önceki son beş dakikayı genellikle sessizlik ve içe dönük bir odaklanmayla geçirirler. Herkesle sohbet etmeyi kesip, tamamen o anki göreve odaklanırlar.
2. Nefes Teknikleri ve Farkındalık: Anı Yönetmek

Gergin anlarda nefesimiz sığlaşır ve hızlanır. Bu da panik hissini artırır. Tecrübeliler, uçak kapısında dahi sakin kalmak için nefeslerini kullanırlar.

  • Derin Karın Nefesi: Kapı açılmadan hemen önce, derin bir nefes alıp yavaşça vermek, kalp atış hızını yavaşlatır ve zihni sakinleştirir. (Nefes alırken karnınızın şiştiğini hissetmek önemlidir.)
  • 4-7-8 Tekniği: 4 saniye nefes al, 7 saniye nefesini tut, 8 saniye yavaşça ver. Bu teknik, sinir sistemini rahatlatmada çok etkilidir ve uçakta kapıya yaklaşırken uygulanabilir.
  • Farkındalık (Mindfulness): O an sadece atlayışa odaklanmak, dışarıdaki gürültüyü, endişeleri bir kenara bırakmak. "Şimdi ve buradayım, görevim bu," demek.
3. Küçük Adımlar ve Tekrarlayan Rutinler: Mekanikleşmek

Her atlayışı bir "bütün" olarak düşünmek yerine, onu küçük, yönetilebilir adımlara bölmek, korkuyu azaltır.

  • Rutin Oluşturma: Her atlayışta aynı adımları takip etmek, bir nevi "otomatik pilot" mekanizması geliştirmenizi sağlar. Uçakta oturma düzeni, ekipman kontrolü, kapıya yürüyüş, kapıda tutunma şekli, bakış açısı... Bunları her seferinde aynı şekilde yapmak, belirsizliği azaltır.
  • Kapı Rutini: Kapıda ellerini belirli bir yere koymak, belirli bir noktaya bakmak, eğitmen veya atlayış liderinden gelen işareti beklemek ve ardından belirlenen komutla kendini itmek. Bu mekanikleşmiş rutin, beynin "düşünme" yerine "yapma" moduna geçmesini sağlar.
  • Örnek: Birçok tecrübeli atlayıcı, kapıda parmaklarının uçağın kenarına nasıl tutunduğunu, ayaklarının nasıl konumlandığını bile ezbere bilir. Bu, onlara bir tutunma noktası ve güvenlik hissi verir.
4. Ekip ve Destek Faktörü: Yalnız Kalmamak

Atlayış camiası, birbirine destek olan büyük bir ailedir. Bu desteği kullanmaktan çekinmeyin.

  • Mentörlük: Kendinize tecrübeli bir atlayıcıyı "mentör" edinin. Atlayışlarınız öncesinde onunla konuşun, tecrübelerini dinleyin, tavsiyelerini alın. Kapıda yaşadığınız hisleri açıkça paylaşın. Muhtemelen o da benzerini yaşamıştır ve size yol gösterecektir.
  • Birlikte Atlamak: Güvendiğiniz, enerjisi pozitif olan arkadaşlarla birlikte atlayış planları yapmak, hem motivasyonu artırır hem de kapıdaki gerginliği azaltır. Birlikte atlayacağınız zaman, birbirinize destek olursunuz.
  • Örnek: Kapıya gelirken, yanınızdaki tecrübeli atlayıcıyla göz teması kurmak, bir gülümseme veya "hazırız" işareti, aranızda bir bağ kurarak yalnızlık hissini ortadan kaldırabilir.
5. Odak Noktasını Değiştirmek: Göreve Odaklanma

Korkuya odaklanmak yerine, yapılması gereken göreve odaklanmak, zihninizi yönlendirmenizi sağlar.

  • Dışsal Odak: "Kapıdaki boşluğa" değil, kameramana gülümsemeye, hava akışını hissetmeye, gökyüzünün güzelliğine, veya yapılması gereken bir manevraya odaklanmak.
  • Görev Odaklı Düşünme: "Nasıl atlayacağım?" yerine "Stabil çıkış yapacağım ve ilk birkaç saniyede vücut pozisyonumu koruyacağım" gibi somut görevlere odaklanmak. Bu, beynin problem çözme moduna geçmesini sağlar.
  • Örnek: Benim en sevdiğim taktiklerden biri, kapıdayken "Şimdi kocaman bir gülümseme zamanı!" diye düşünmektir. Bu, hem yüz kaslarınızı gevşetir hem de zihninizi olumlu bir şeye odaklar.
6. Kendine Karşı Nazik Olmak: Kabul ve Anlayış

En önemlisi, kendinize karşı anlayışlı olun. Bu bir süreç ve her zaman mükemmel olmak zorunda değilsiniz.

  • Korkunun Normal Olduğunu Kabul Etmek: "Korkuyorum, ve bu normal" demek, bu hissi yönetmenin ilk adımıdır. Kendinizi yargılamayın.
  • Küçük Başarıları Kutlamak: Her stabil çıkışı, her azalan tereddüt anını bir başarı olarak görün ve kendinizi tebrik edin.
  • Sabırlı Olmak: Bu bir kas gibidir, zamanla güçlenir. Her atlayış, tecrübe dağarcığınıza bir taş daha ekler.

Önemli Bir Not: Ne Zaman Yardım Almalısın?

Bu korku, yukarıdaki yöntemlere rağmen sizi felç ediyorsa, atlayışlarınızı tamamen durduruyorsa veya günlük hayatınızı olumsuz etkiliyorsa, profesyonel bir zihin koçundan veya psikologdan destek almayı düşünebilirsiniz. Ancak bu durum oldukça nadirdir ve çoğu atlayıcı, yukarıdaki tekniklerle bu bariyeri aşar.

Sonuç: Korku Geçici, Gökyüzü Sonsuz

Sevgili atlayıcı adayı,

Unutmayın ki kapıdaki tereddüt, gökyüzüne olan aşkınızın önüne geçemeyecek, gelip geçici bir evredir. Tecrübeli atlayıcılar da bu yollardan geçti ve kendi yöntemleriyle bu engeli aştılar. Onların deneyimleri, sizin de bu psikolojik bariyerin üstesinden gelebileceğinizin en büyük kanıtı.

Kendinize güvenin, zihinsel hazırlıklarınızı yapın, nefesinize odaklanın, rutininizi oluşturun ve yanınızdaki o muhteşem atlayış camiasının desteğini kullanmaktan çekinmeyin. Bir gün siz de yeni atlayıcılara, o kapıdan nasıl korkusuzca çıktığınızı anlatıyor olacaksınız.

Gökyüzü sizi bekliyor! Mavi kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap

8,615 soru

15,774 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 39
0 Üye 39 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 12290
Dünkü Ziyaretler: 14266
Toplam Ziyaretler: 4477594

Son Kazanılan Rozetler

ayşe_aydin Bir rozet kazandı
emre_kara Bir rozet kazandı
ayşe_aydin Bir rozet kazandı
süleyman_Şahin Bir rozet kazandı
sunshine Bir rozet kazandı
...