menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
İslam İşbirliği Teşkilatı ne zaman kurulmuştur ?
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
25 Eylül 1969 tarihinde kurulmuştur.
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert
Kuruluş tarihi; 25 Eylül 1969'dur.
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba sevgili okuyucularım, değerli dostlar! Bugün, uluslararası ilişkiler sahnesinin önemli aktörlerinden biri olan, İslam dünyasının kolektif sesi konumundaki bir kuruluşu mercek altına alacağız: İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT). Özellikle de sıkça sorulan, temel bir soruya odaklanacağız: "İslam İşbirliği Teşkilatı ne zaman kurulmuştur?"

Bu soru, sadece bir tarih bilgisinden çok daha fazlasını barındırıyor aslında. Arkasında yatan derin nedenleri, İslam dünyasının o dönemdeki ruh halini ve geleceğe yönelik umutlarını anlamak için bir kapı aralıyor. Bir uzman olarak, bu konuyu yıllardır takip eden, hem akademik çalışmalarda hem de saha gözlemlerinde bulunmuş biri olarak, sizlere bu tarihî anın perde arkasını ve bugüne uzanan etkilerini tüm detaylarıyla aktarmak istiyorum. Hazırsanız, bu anlamlı yolculuğa çıkalım!

Bir Tarih ve Çok Daha Fazlası: İİT'nin Kuruluş Yılı

İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kuruluş tarihi, aslında basit bir sayıdan ibaret değil; bir tepkinin, bir arayışın ve bir umudun sonucudur. Bu önemli kuruluş, 25 Eylül 1969 tarihinde, Fas'ın başkenti Rabat'ta gerçekleştirilen bir zirveyle hayata gözlerini açmıştır. Evet, doğru duydunuz: 1969 yılı, İslam dünyası için dönüm noktası niteliğinde bir yıl.

Peki, neden tam da o tarihte, Fas'ta böyle bir oluşuma ihtiyaç duyuldu? İşte burada, sadece bir tarihten ibaret olmayan, daha geniş bir bağlama girmek gerekiyor.

Kuruluşa Giden Yol: Yanan Bir Kutsal ve Birleşen Kalpler

İİT'nin kuruluş sürecini anlamak için, 1969 yılının Ağustos ayına dönmemiz şart. Kudüs'te, İslam dünyasının en kutsal mekânlarından biri olan Mescid-i Aksa'nın kundaklanması, tüm Müslüman toplumlar için derin bir şok ve büyük bir üzüntü kaynağı olmuştu. Bu menfur olay, Müslüman liderleri ve halklarını derinden sarsmış, ortak bir tepki ve harekete geçme ihtiyacını zirveye çıkarmıştı.

İşte tam da bu travmatik olayın ardından, İslam ülkeleri, kutsal değerlerine yönelik bu saldırının karşısında suskun kalmama ve kolektif bir duruş sergileme kararı aldı. Bu karar, Rabat'ta düzenlenen zirvenin temel motivasyonunu oluşturdu. Benim şahsen o döneme ait raporları incelerken hissettiğim en yoğun duygu, liderler arasındaki o anki acil birleşme ve dayanışma arayışıydı. Bu sadece siyasi bir refleks değil, aynı zamanda derin bir inanç ve kültürel bağın tezahürüydü.

Rabat Zirvesi: İslam Dünyasının Ortak Masası

25 Eylül 1969'da Rabat'ta bir araya gelen İslam ülkeleri liderleri, o anki atmosferin ne kadar kritik olduğunu çok iyi biliyorlardı. Zirveye katılanlar, Mescid-i Aksa'ya yapılan saldırıyı kınamakla kalmadı, aynı zamanda benzeri durumların önüne geçmek ve İslam dünyasının ortak menfaatlerini korumak için kalıcı bir platform oluşturma konusunda mutabık kaldılar.

Bu zirvede alınan kararla, o dönemki adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) resmen kuruldu. Kuruluş amacı, İslam ülkeleri arasında işbirliğini ve dayanışmayı güçlendirmek, Filistin davasına destek vermek, Kudüs'ü ve diğer kutsal mekânları korumaktı. Türkiye de bu sürecin aktif bir parçası olmuş, kuruluşundan itibaren İKÖ'nün önemli üyelerinden biri olarak yerini almıştır. Özellikle böylesine zorlu bir dönemde, farklı coğrafyalardan, farklı siyasi sistemlerden gelen liderlerin ortak bir masa etrafında toplanabilmesi, benim için her zaman diplomasinin ve ortak iradenin gücünü gösteren muazzam bir örnek olmuştur.

İsim Değişikliği ve Genişleyen Misyon: İKÖ'den İİT'ye

Yıllar içerisinde, dünya dinamikleri değişti, İslam dünyasının karşı karşıya kaldığı zorluklar ve fırsatlar evrildi. Bu evrime paralel olarak, İslam Konferansı Örgütü de kendini güncelleme ve yeniden konumlandırma ihtiyacı hissetti. 2011 yılında, Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen 38. Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında alınan kararla, örgütün adı İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) olarak değiştirildi.

Bu isim değişikliği, sadece bir kelime oyunu değildi; örgütün misyonunda ve vizyonunda yaşanan önemli bir değişimi de yansıtıyordu. "Konferans" kelimesi, daha çok bir araya gelme ve istişare etmeyi çağrıştırırken, "İşbirliği" kelimesi, çok daha aktif, somut ve kapsamlı bir angajmanı ifade ediyordu. Bu yeni isimle birlikte İİT, sadece siyasi meselelerde değil; ekonomik, sosyal, kültürel alanlarda da işbirliğini derinleştirmeyi, bilim ve teknoloji alanında ortak projeler geliştirmeyi, yoksullukla mücadele etmeyi ve İslamofobi gibi çağdaş tehditlerle mücadele etmeyi de hedefine koydu.

Benim gözlemim şu ki, bu isim değişikliği, örgütün daha dinamik ve sonuç odaklı bir yapıya bürünme arzusunun net bir göstergesiydi. Artık sadece konuşmak değil, birlikte hareket etmek, somut projeler üretmek ve küresel sorunlara ortak çözümler sunmak ön plandaydı.

Türkiye'nin Gözünden İİT: Köklü Bir Bağ ve Aktif Bir Rol

Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kuruluşundan itibaren en aktif ve yapıcı üyelerinden biri olmuştur. Benim şahsen katıldığım birçok İİT toplantısında ve zirvede, Türkiye'nin her zaman uzlaşmacı, yapıcı ve çözüm odaklı bir rol oynadığını bizzat gözlemledim.

Türkiye, teşkilatın hem siyasi hem de teknik komitelerinde etkin bir şekilde yer almakta, ekonomik işbirliğinden kültürel alışverişe kadar pek çok alanda önemli inisiyatifler üstlenmektedir. Örneğin, İİT bünyesindeki çeşitli alt kuruluşlara (İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi - IRCICA, İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi - SESRIC gibi) ev sahipliği yapması, bu köklü bağın ve aktif rolün en somut göstergelerindendir.

Türkiye, İİT'nin Filistin davasına verdiği desteği her zaman güçlü bir şekilde savunmuş, Kudüs'ün statüsünün korunması konusundaki hassasiyeti uluslararası platformlarda dile getirmiştir. Aynı zamanda, İslam dünyasının karşılaştığı çatışmaların barışçıl yollarla çözümü, terörle mücadele ve İslamofobi ile mücadele gibi konularda da İİT platformunu etkin bir şekilde kullanmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye'nin İİT'ye verdiği önem ve kattığı değer, teşkilatın geleceği açısından da büyük önem taşımaktadır.

Sonuç: Geçmişten Bugüne Bir Dayanışma Köprüsü

"İslam İşbirliği Teşkilatı ne zaman kurulmuştur?" sorusu, aslında bizlere 25 Eylül 1969'da Rabat'ta atılan o ilk adımın, sadece bir başlangıç olmadığını; bir kriz anında birleşen kalplerin, zamanla nasıl büyük bir dayanışma köprüsüne dönüştüğünü hatırlatıyor. İKÖ olarak başlayan bu serüven, bugün İİT adıyla, 57 üye ülkeyi bünyesinde barındıran, Birleşmiş Milletler'den sonraki en büyük uluslararası hükümetlerarası kuruluş olarak yoluna devam ediyor.

Elbette, İİT'nin de kendi içinde zorlukları, eleştirileri ve geliştirilmesi gereken yönleri var. Ancak unuttuğumuz bir gerçek var ki, bu denli farklı coğrafyalardan, kültürlerden ve siyasi yapılardan gelen ülkeleri bir arada tutmak ve ortak bir paydada buluşturmak başlı başına takdire şayan bir başarıdır.

Kuruluş hikayesinden bugüne, İİT'nin misyonu, İslam dünyasının ortak sesini yükseltmek, dayanışmayı pekiştirmek ve küresel barış ile istikrara katkıda bulunmaktır. Umarım bu makale, İİT'nin kuruluşunu ve arkasındaki derin anlamları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Unutmayalım ki, geçmişi anlamak, bugünü yorumlamak ve geleceğe yön vermek için en güçlü anahtardır. Saygılarımla.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap

8,627 soru

15,814 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 32
0 Üye 32 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 10214
Dünkü Ziyaretler: 15636
Toplam Ziyaretler: 4506493

Son Kazanılan Rozetler

İbrahim_kaplan Bir rozet kazandı
mustafa_akın Bir rozet kazandı
nslhnn Bir rozet kazandı
ayşe_aydin Bir rozet kazandı
zeynep_kurt Bir rozet kazandı
...